Blog yazarları yeni yazı fikirleri bulmak ve yazılarıyla rakipleri arasında sivrilmek için yaratıcı olmak zorundalar. Yaratıcılığı tetikleyen en önemli şey ise “ilham” dediğimiz o meşhur kavram.
Genç blogger arkadaşım Akif, Blog Hocam’a gönderdiği bir misafir yazıda blogcular için ilham kaynaklarından bahsetmişti. Bunlar arasına benim daha önce hiç denemediğim bir şey olan “müzik dinlemek” de vardı.
Ben de son zamanlarda, Blog Hocam’a yeni fikirler üretebilmek için akşamları hoparlörün sesini hafif açıp klavyenin başına oturmaya başladım. Akif’in önerdiği gibi, yaratıcılığımın artması için daha önce dinlediklerimden farklı, çeşitli radyo kanalları arasında geçiş yapıp, ilginç ve farklı şarkılar dinledim. Sonuç mu? Bu yazı dahil pek çok pek çok parlak fikir belirdi kafamda :)
Müzik dinlemenin bloggerlar için başka faydaları da var. Örneğin çok uzun yazılar yazarken veya bilgisayar başında çok vakit geçirdiğinizde müzik araları vererek o işten sıkılmanızı önleyebilir ve kafanızı birkaç dakikalığına dağıtabilirsiniz. İnanın iyi gelecektir.
Gelelim esas soruya… Farklı müzik türlerini, zahmetsiz ve hızlı bir şekilde nasıl dinleyeceksiniz? Bunun için de size çok güzel bir önerim olacak. Her türden yerli, yabancı ve yerel radyoyu bir araya toplayan, DinleFm.net isminde bir radyo dinleme sitesi var. Bu sitede, Türkiye’de yayın yapan tüm radyo kanallarının canlı radyo dinleme bölümlerini bir sayfada toplanmış. Böylece site site gezmeden, istediğiniz müzik türüne göre istediğiniz radyo kanalını tek bir yerden zahmetsizce dinleyebiliyorsunuz.
Online radyolar arasında benim favorilerimi merak edenler için birkaç öneride bulunmak istiyorum.
| - Slow Karadeniz - Power Türk - Radyo Seymen - Lounge FM | - Pal Station - Joy Türk - Radyo Alaturka - Radyo Beyoğlu |
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hafızalarımıza kazınan “ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’’ sözünü duyduğumuz gibi özümsemeden, akıl süzgecimizden geçirmeden kavramaya çalışırsak hayattaki birçok işimiz de başarısızlık yaşayabiliriz.
Her ne kadar sporcular için söylenmiş olsa da her işimizin başında esas olarak tanımamız gerektiğini düşünüyorum. Bu güzel sözü blogger’lık üzerine yoğunlaştırarak, günümüzde blog yazarlığının geldiği noktaları irdelemeye çalışalım.
Hemen hemen herkesin bir bloğu var lakin bu bloglar arasında başarı elde etmiş olanları, belirli bir okura hitap edenleri bulup ayıklamak bile başlı başına bir iştir.
Blogger zeki olmalıdır.
Zekadan kasıt nüktezan bir tip veyahut beyninin loplarını diğer insanlardan daha fazla yüzde ile kullanan bir kişilik kastım değildir. Blogunda yer alan yazıları Allah’ın kendisine bahşettiği zeka ile tertipli ve düzenli bir şekilde yazmalı ve azda olsa etrafına bakarak bloğunda yazacak konuları taramalıdır.
Blogger çevik olmalıdır.
Madem blog yazıyoruz o halde bloğumuzun konusu ile ilgili yada ilgilendiğimiz konularla alakalı olarak etrafımızda gelişen olayları, gelişmeleri bloğumuza özgün bir yazı ile tabir-i caizse çeviklikle aktarmalıyız. Unutmayalım ki ‘’ilk yumruğu atan’’ pardon ilk yazan kazanır.
Blogumuzun tasarımı ile ilgili, kodlarla ilgili, sürümlerle ilgili, versiyonlarla ilgili, araçlar-gereçler ile ilgili gelişmeleri takip ederek bloğumuzu daha iyi hale getirmek için çalışmalıyız.
Blogger ahlaklı olmalıdır.
Blogger ahlakından kastımız tabi ki kişinin karakteristik özelliklerini çerçevelere sığdırmak değildir. Nasıl ki yaşam içinde ailemize, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza ve diğer insanlara karşı sorumluluklarımız varsa bloğumuza, diğer bloglara ve blog yazarlarına karşıda sorumluklarımız vardır.
Ahlak kelimesini adap şeklinde de yumuşatarak konumuza dönebiliriz. Blogger, blog adabı çerçevesinde yazmalı, yorum yapmalı, okumalı ve paylaşmalıdır. Her blogger’ın vicdani olarak uyması gereken kurallar şeklinde sıralayabileceklerimiz vardır. Bloglar özgün olmalıdır ki her geçen gün bilgi kirliğinin arttığı internet alemini bir nebze olsun koruyabilelim. Aynı bilginin defalarca, aynı şekilde ısıtılıp ısıtılıp tekrar tekrar önümüze değişik bloglar ile konulduğuna hepimiz şahidiz.
Başka bir mecralarda yer alan yazıları kopyalayıp yapıştırarak içerik hazırlamak hiç etik değildir. Başka bir siteden bir yazıyı olduğu gibi almanız gerekiyorsa bile sonunda alıntı yaptığınız siteyi kaynak göstermeliyiz. Bu hem alıntı yaptığımız bloğa harcanan emeği hem de o emeği harcayan blog yazarına bir katkıdır ve onure etmektir.
Blog adabına uymayan davranışlardan birisi de bilmediği konular üzerine yazılar yayınlayan bloglardır. Bir konu üzerinde yayınlanan yazının altına bir yorum geldiğinde cevap verecek kadar bilgisi olmayan bir blog yazarı o yazıyı okuyanın ve kıymet vererek yorum yapanın emeklerini zayi etmiş demektir.
Bazen bloğunuza gelen yorumlara bakarsınız ve birkaç kişinin yorumlama hususunda ön plana çıktığını görürsünüz ancak bu kişiler genelde sitenize gelen ziyaretçileri kendi sitelerine yönlendirmek için belli belirsiz yorumlar yaparak yorum içine kendi sitelerinden bir bağlantı iliştirerek ahlaki olmayan bir tutum sergiler. Zahmet edip yazıyı okumadığı için genel de yorumlar benzerlik gösterir. ‘’Emeğine sağlık, teşekkür ederim, güzel olmuş’’ gibi…
İnternette SEO konusunda pek çok mesai harcayan insan vardır aralarında gerçekten özverili olarak çalışanları tenzih etmekle birlikte yorumlarla sitesine backlink sağlayarak SEO konusunda ilerleyeceğini, sitesinin arama motorlarında üst sıralara çıkacağını sananlar vardır. Bir çok tecrübeli blog yazarı böyle yorumları silerek buna müsaade etmezler.
Blog Adabını maddeler halinde sıralayacak olsak eminim sizin de birçok ekleyeceğiniz madde olur.
Blog yazarlığı, kitap yazarlığına benzer nasıl ki başka kitaplardan alıntı yaparak kitap yazılamazsa, başka bloglardan yazı kopyalanarak içerik oluşturulmaz. Hepimizin birbirimize karşı vicdani olarak sorumluluklarımız vardır. Nasıl ki bir restoranda yemek yerken diğer insanları rahatsız etmemek bir sorumluluğumuzsa, nasıl ki başkasının kazancını gasp etmemek bir insanlık onuruysa blogger olarak da bu ve buna benzer sorumluluklarımız vardır.
Herkese iyi bloglamalar dilerim.
Vural Egemen Sarıgöz
Son yıllarda özellikle genç nesil arasında hızla yayınlan hobilerin başında şüphesiz “fotoğrafçılık” geliyor. Turistik veya manzaralı mekanlarda ellerinde fotoğraf makineleriyle dolaşan pek çok genç görmeniz mümkün. Ancak kabul etmeliyz ki çoğunluğu öğrenci olan bu fotoğraf meraklılarını, profesyonel makineler satın almak maddi açıdan zorlayabilir. Nokia'nın kamera kalitesiyle öne çıkan ürünü Lumia 1020, gençlerin hem fotoğraf, hem de akıllı telefon ihtiyacını karşılayacak nitelikte. Nasıl mı? Okumaya devam edin.
Nokia Lumia 1020 ‘nin 41 megapiksel'lik kamerası akıllı telefonda sektöründe fark yaratıyor ve ProCam sayesinde pek çok detayı ayarlayarak, oldukça yüksek çözünürlüklü yakınlaştırma teknolojisiyle profeyoneller çekimlere taş çıkartacak sonuçlar elde edebiliyorsunuz.
Lumia 1020'nin kamerası sadece fotoğraf çekerken değil, video kaydı yaparken de size anı yaşatacak kalitede bir deneyim sunuyor. Oldukça net ve HD kayıt kalitesi, 6 kata kadar kalite kaybı olmadan zoom özelliği ve kusursuz stereo ses kaydı ile videoyu izleyenlere anı yaşatıyor.
MS Office, ücretsiz sesli navigasyon ve kablosuz şarj kapağı gibi benersiz özellikler olan bu akıllı telefonu, Turkcell'in internet, konuşma ve SMS paketleriyle hazırladığı avantajlı tekliflerden faydalanarak satıın alabilirsiniz. Nokia Lumia 1020'nin özelliklerini ve Turkcell'in sunduğu avantajlı teklifleri incelemek için buraya bakabilirsiniz: http://www.turkcell.com.tr/cihazlar/akilli-telefonlar.
Hepinizin bildiği gibi bloggerlar sadece yazan insanlar değillerdir. Yazmak dışında araştırma, pazarlama, iletişim kurma gibi becerilere de sahip olmaları gerekir. Blog Hocam gibi bilgi paylaşmaya çalışan blogların yazarlarında ilk olması gereken özellik bence araştırmacı olmalarıdır. Kendi bilgisinin yanında çeşitli kaynakları da araştırıp geniş bir bilgi havuzu oluşturarak, daha sonra da bu bilgileri harmonize ederek ortaya mükemmel makaleler çıkarabiliriz.
Ancak işin araştırma aşamasında gerek ben gerek diğer blog yazarları zorlanabiliyoruz. Nedeni ise Türkçe bilgi kaynaklarının yetersizliği. Bu yüzden biz de yabancı dilde yazılmış sitelere ve kaynaklara yöneliyoruz. Peki tek bildiğiniz yabancı dil İngilizce mi? Eğer sadece ingilizce sitelerde araştırma yapıyorsanız farklı dillerde yayın yapan pek çok kaliteli siteyi ve bilgiyi es geçiyorsunuz demektir. Size, farklı dillerdeki içerikleri Türkçe’ye çevirmeniz için çok pratik bir çeviri sitesi önereceğim.
Basit, kullanımı kolay bir arayüze ve çok sayıda aktif kullanıcıya sahip olan bu online araç ile çeviri yapmak gerçekten çok kolay. Yapmanız gereken tek şey yabancı dildeki metni çevri kutusuna yazmak, bu metnin hangi dilde olduğunu ve hangi dile çevirmek istediğinizi seçmek. Gerisini araç sizin için halledecektir.
İnternette İgilizce dışında en fazla bilgiyi Almanca ve İspanyolca dillerinde bulabilirsiniz. Çeviri sitesinin bu iki dildeki performansına bakarsak; Türkçe Almanca cümle çeviri bölümünün uzun cümlelerde oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. İspanyolca cümle çeviri aracı ise Google’ın çok karmaşık çevirdiği cümlelerde daha net bir çevirme yapıyor.
Herkese iyi bloglamalar!
Bir blogger olarak en çok ihtiyacım olan donanım veya cihazları sorsalar ilk sıraya tabletimi koyarım. Bloggerların zihni sürekli açıktır ve eçevresinde olup bitenlerden ilham alarak içerik üretirler. Yazı fikrinin nasıl, nerede, ne zaman geleceği belli olmadığı için yanımızda ya bir not defteri ya da daha teknolojik bir çözüm olan tablet bulundurmalıyız.
Önceleri ben de not defteri ve kalem kağıtla idare etmeye çalışırken bunun pek de verimli olmadığına artık tablet almam gerektiğine karar vererek piyasada ihtiyaçlarımı karşılayacak table arayışlarına başladım.
Öncelikle kullanımı kolay bir tablet arıyordum. Malum bloggerlar bol bol klavye kullanırlar. Alacağım tabletle blog yazılarımı kolayca yazabilmeliydim. Ayrıca seyahatlerimde kolayca taşıyabileceğim ve elektriğe ihtiyaç duymadan uzun süre kullnabileceğim bir tablet olmalıydı. Şık bir görünüşü olsa da hiç fena olmazdı hani :)
Bu özelliklerde bir tablet ararken http://www.turkcell.com.tr/cihazlar/tabletler linkinde, Acer W511 ile karşılaştım. Ayrılabilir klavyesi, 18 saate kadar dayanabilen şarjı ve minimal tasarımı ile ihtiyaçlarımı karşılıyordu. Ancak tablet almak tek başına yetmezdi. Bir de internet paketim olmalıydı ki ihtiyaç duyduğumda blguma veya çevrimiçi servislerime erişebiliyim. Tam da bu noktada Turkcell'in avantajlı teklifleriyle karşılaştım. Acer W511 ve internet paketine bir arada avantajlı bir fiyata Turkcell güvencesiyle sahip oldum. Artık dilediğim yerde bloguma erişebiliyor ve yazılarımı yazabiliyorum. Siz de Acer W511 gibi kullanışlı bir tablete turkcell avantajlarıyla sahip olmak isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz.
Son yıllarda seyahat bloglarının sayısı arttı. Bunu Blog Hocam’ın okuyucu profilinden de anlayabiliyorum. Son zamanlarda pek çok seyahat/gezi blog yazarından yorum ve mesaj alıyorum. Bu kez onların ve sık sık yurt dışı seyahati yapanların işine yarayacak bir yazı yazmak istedim.
Yurtdışı seyahatlerinde yaşanan en büyük problemlerden biri (eğer faturalı bir hattınız yoksa) kontör problemidir. Düşünsenize bir Roma seyahatinizde ailenizi, eşinizi, dostunuzu özlediniz ve sesini duyma ihtiyacı hissetiniz ama kontörünüz yok. Roma’da nerede bulacaksınız bir Turkcell, Vodafone veya Avea bayisi. Aynı durum yurt dışına giden sevdikleriniz için de geçerli. İşte bu çok büyük bir problem ama bu yazıda tanıtacağım site olan Fonmoney bu probleme son verecek.
Fonmoney Nedir?
Fonmoney farklı ülkelerdeki cep telefonları için kontör yüklemeyi sağlayan bir online satıcıdır. Kontör yüklenecek cep telefonu numarasını girdikten sonra, o cep telefonu hattına ne kadar kontör yükleneceğine ve ödeme şekline karar verdikten sonra kontör yükleniyor. Ödemeler Paysafecard, kredi kartı ve banka havalesi ile yapılabiliyor ve kontör yükleme işlemi sadece birkaç saniye sürüyor. Aşağıda nasıl kontör yükleneceği ile ilgili hazırlanan videoyu izleyebilirsiniz.
Bugüne kadar genellikle Blogger kullanıcılarının işine yarayan paylaşımlar yaptığım için Wordpress ve Joomla kullanıcısı okuyucularımdan haklı olarak pek çok talep geldi. Belki onların taleplerini karşılayacak içerikler üretmem şuan için söz konusu değil ama yılın son günlerinde onların da çok işine yarayacak bir etkinlik düzenlemek istedim. 3 kişiye çekilişle dilediği bir Template Monster teması vereceğim. Fakat öncelikle bu çekilişe sponsor olan Template Monster hakkında biraz bilgi vermek isterim.
TamplateMonster; profesyonel şablon ve tema sektöründe dünyaca bilinen ve uzun yıllardır hizmet veren bir firmadır, bu firmanın mağazasında 20,000 ‘in üzerinde çeşitli temalar bulunmaktadır. Joomla temalar, WordPress temalar, Web sitesi şablonları ve saymadığım bir çok hazır CMS sistemleri için fazlasıyla tema arşivine sahiptirler. Firmanın yaptığı işleri incelemek isterseniz www.templatemonster.com/tr/ adresini ziyaret ederek şablon ve temalara yakından göz atabilirsiniz.
Kulağa oldukça hoş geliyor deyilmi? Bir çok okuyucumun bu çekilişe katılacağından eminim fakat sadece 3 şanslı okuyucum bu temalara ücretsiz olarak sahip olabilecek. Çekiliş sonucunda kazanan okuyucularım TemplateMonster sitesinde bulunan herhangi bir şablon veya temayı hiçbir kısıtlama olmaksızın projelerinin gereksinimlerine göre özgürce alma hakkı kazanacak. Tabi ki, ömür boyu tema destegi, tema lisansı ve bütün avantajlardan sınırsızca yararlanabilecekler. Şimdi bu çekilişe katılabilmek için yapmanız gerekenlere bir göz atalım.
Premium Tema Çekilişline Nasıl Katılabilirim?
Aslına bakarsanız işin en kolay kısmı burası diyebiliriz. Yapmanız gereken oldukça basit; bu yazının altına yorum yapmanız yeterli olacaktır. Ancak hangi temayı neden kazanmak istediğinizi yazmanız gerekmektedir.
Örnek katılım şablonu:
İsim:Serdar Kara
E-mail: bloghocam@gmail.com
Seçim: Kendime ait bir kişisel blog sayfası kurmak istiyorum bu yüzden #36392 numaralı WordPress temanın benim için iyi bir başlangıç olabileceğine inanıyorum.
Sizlere tema seçimlerinizde ufak bir tavsiye vermek isterim. İleriye yönelik bir atılım düşünüyorsanız seçiminizi Responsive temalardan yana yapmanız akıllıca bir hareket olacaktır. Günümüz web dünyası mobil üzerinde yoğunlaşmaya başladı ve bu temalar her türlü ekran çözünürlüğünde çalışabildiği için size bir avantaj sağlayacaktır.
Temaları www.templatemonster.com/tr/ adresinden özgürce seçebilirsiniz!
Katılım Koşulları
Tüm okuyucularım sadece 1 kez çekilişe katılma hakkına sahip olacaklarıdır ve ayrıca çekilişe katılmış olduğunuz mail adreslerinizin doğru olduğundan emin olmalısınız, çünkü sizlere yollayacağımız promosyon kodlarını e-posta yolu ile ileteceğiz.
Premium tema çekilişimiz 06 – 13 Aralık tarihleri arasında geçerliliğini koruyacaktır.
Hepinize bol şanslar!
Kazananlar:
Hüseyin Ünlü
Yasemin Yiğit
Mehmet Alemdar
Hiç ummadığınız yerlerden çok ilginç ve yeni yazı fikirleri çıkarabilirsiniz. Bu yazıda da bayan bloggerlar için yeni yazı fikirleri için ilham alabilecekleri platformlar olan alışveriş sitelerinden bahsedeceğim.
Örnek vereceğim site bebek ve doğum hediyeleriyle önplana çıkan First Steps sitesi. First Steps, bütçenize ve zevkinize en uygun sevgililer günü hediyesi, yıldönümü hediyesi, anneler günü hediyesi, babalar günü hediyesi, doğumgünü hediyesi, öğretmenler günü hediyesi, yılbaşı hediyesi, bebek doğum hediyesi, baby shower hediyesi, kişiye özel hediye, hediye sepeti alternatiflerinde güvenebileceğiniz bir online mağazadır. Peki First Steps’den ne gibi yazı fikirleri çıkarabilirsiniz? Gelin beyin fırtınası yapalım…
Yeni doğan bebeğe alınabilecek 10 hediye
First Steps’de birbirinden güzel yeni doğan bebek hediyeleri var. Bu kategoriyi ziyaret edip yeni doğan bir bebeğe alınacak 10 hediyenin listesini yaparak okuyucularınızla paylaşabilirsiniz.
Özel günlerde alınabilecek 10 hediye
First Steps’de sadece yeni doğan bebekler için değil, anneler günü, babalar günü, yılbaşı gibi özel günler için de birbirinden güzel hediyeler var. Bu özel günler yaklaştığında, o özel güne ait kategoride beğendiğiniz hediyelerden bir Top 10 listesi yapabilirsiniz.
Ürün yorumları
First Steps’de blogunuzun konusuyla iilgili pek çok ürün olabilir. İnsanlar bu ürünleri almadan önce daha önce kullanan kişilerin yorumlarını merak ederler. Özellikle de blog yazarlarının fikirlerini. Siz de bütçenize ve ihtiyacınıza göre çeşitli ürünler satın alarak bunlar hakkındaki fikirlerinizi ve deneyimlerinizi insanlarla paylaşabilirsiniz.
DIY fikirleri
First Steps’den DIY yani “kendin yap” paylaşımları yapan bloglar için harika fikirler çıkabilir. Sitede gördüğünüz ürünlerin nasıl yapıldığını araştırarak ya da kendiniz bularak bunları okuyucularınızla paylaşabillirsiniz.
Ayrıca First Steps’in ilham verici bir tasarımı da var. Sitenin tasarımından, kullanılan renklerden ve öğelerden de esinlenip blog tasarımınızda yenilikler yapabilirsiniz.
Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...
Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.
Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.
"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.
Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;
http://hurriyetbenim.hurriyet.com.tr/video.aspx?k=S4QFUTKMHYJ
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Sare Pırlanta sponsorluğunda gerçekleştirdiğim ve 3 kişiye tek taş pırlanta yüzük vereceğimiz çekiliş yapıldı. Şuana kadar bir problem çıkmadı ve çekiliş takviminde belirlediğimiz günde şaşma olmadan kazananları açıklayabiliyorum.
Kazananlara geçmeden önce katılımda bulunan arkadaşlara teşekkür edtmek istiyorum. Bana reklam kampanyası teklifiyle gelen firmalardan ödeme alarak klasik reklam çalışması yapmak yerine çekilişle okuyucularıma ödül vermelerini istiyorum. Siz bu etkinliklere ilgi gösterdikçe verilecek ödüllerin sayısı da çeşidi de artacaktır. Buna emin olabilirsiniz.
Gelelim tek taş pırlanta yüzükleri kazananlara. Resimde de gördüğünüz gibi çekiliş sonucunda ismi ilk 3 sırada çıkan Abdullah Top, Zeynep Efe ve Nesrin Koç şanslı katılımcılar oldular.
Eğer tek başına bu resim bir şey ifade etmez derseniz (ki haklısınız) çekilişin yapıldığı anı her zaman olduğu gibi videoya kaydettim. Aşağıdaki videoda çekiliş anını izleyebilirsiniz.
Kazananlar belki kendileri kullanacak, belki birilerine hediyecekler orasını bilemem ama kullanacak kişilerin iyi günlerde kullanmasını dilerim. Son olarak bu güzel etkinliğin hiçbir promblem çıkmadan gerçekleşmesini sağlayan Seli Hanım’a ve elbette Sare Pırlanta’ya çok teşekkür ederim.
Son yıllarda, alışveriş merkezlerinin de hızla açılmasıyla birlikte, giyim kuşamla alakalı sektörler altın çağını yaşıyor. Biz tüketiciler, hemen hemen her alanda ürün çeşitine boğulmuş durumdayız, dersek abartmış olmayız heralde. Teksil, aksesuar, züccaciye, ev alaetleri her alanda durum aynı. Bizim için tabiki çok iyi, kendimize uyanı seçebilme şansımız artıyor.
Biz biraz aksesuarlar içinde sayılan, ama şık gözükmek adına önemi büyük olan saatler üzerinde duracağız. Küçük aksesuarlar olmalarına rağmen, tarzımızı yansıtan en önemli araçlardan biridir. Saatler; zamanı göstermenin dışında, giyisilerimizi de tamamlarlar. En göze çarpan ve akılda kalıcı olan aksesuardır. Çoğumuz bunun farkındayız ki; saat saatışları gitgide artıyor. Yüzlerce marka ve binlerce model, içinden çıkılmaz bir seçenek denizine bırakıyor bizi.
Bu denizde belki size yardımcı olacak birkaç tavsiyede bulunalım. İster erkek saati , ister de bayan saati alalım. En dikkat edilecek nokta ; aldığımız saati giyisilerimizle kolayca uydurabilmektir. Daha açık söylemek gerekirse alacağımız saatin, daha şık durması için nelere dikkat etmeliyiz? Başta renk tabiki. Alacağımız yada takacağımız saatin rengi çok önemlidir. Saat kordonlarıda rengin en baskın olduğu yerdir. Saat alırken kordonları elbiselerinize uyan saatler almak daha çok işe yarar. Bu renkleri seçerken, ara renkler tercih etmeye dikkat edin. Mesala siyah yerine füme gibi. Böylece daha çok renkle kullanabilme olasılığınız artacaktır. Kordonu koyu bir saat seçtiyseniz, kadranı açık renk,
kordonu açık renk seçerseniz, kadranı koyu renk olsun. Buda daha kullanışlı hale getirecektir.
Saatlerden bahsederken birkaç marka saymadan olur mu? Bilmeyenimiz yokyur Casio ‘yu. Casio saat modelleri ; fiyat ve kalite yönünden çok mantıklı oldukları için, en çok satan saat markasıdır. Modellerin fiyatları hem uygun hemde kalitelidir. Ayrıca model çeşitleri oldukça fazladır.
Bahsedeceğimiz diğer marka ise ; Diesel. Kendine has bir tarzı olan Diesel, spor yada spora yakın modelleriyle bizleri kendine aşık etmiş bir markadır. Diesel saat modelleri ; hem erkek hemde bayan kol saati modellerinde benzersiz ürünler sunmaktadır. Özetle kesinlikle bir Diesel saat kolunuzda olmalı diyelim.
Son markamızda Guess. Gene fiyat, model ve kalite yönünden baktığımızda öne çıkan markalardan birisidir. Guess saat modelleri; biraz daha bayan saati ağırlıklıdır. Özellikle abiye kol saati almak istiyorsanız kesinlikle Guess saat modellerine bir göz atın. Ne kadar zor beğenirseniz beğenin, eminim birkaç tane hoşunuza giden saat bulacaksınız.
<a title="Tek Taş Pırlanta Yüzük Çekilişi" href="http://bloghocam.blogspot.com/cekilis" target="_blank"><img style="float: none; margin-left: auto; display: block; margin-right: auto" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEghDavQAwLJcrCPf2fyr_IM_DuP-WGs4YQZ2W2VuqW_4wcolAKUXRbXbYYULZpmimx1YRbtGLA2YelCBG6IGk-c_gqsKWbChAfG7CRqRbT6oxroJcMyz_iY5-d3oXCBn0iccLyPBLKxyLoF/s198/tek-tas-cekilis.png" /></a>
Webrazzi Summit 2013’de Hanzade Doğan Boyner’in konuşmasını takip etme fırsatı bulmuştum. Konuşmasında HepsiBurada.com için söylediklerini düşündüğümde e-ticaret’in Türkiye’de ne kadar büyük yol kat ettiğini ve ilerleyen yıllarda aynı hızla büyümeye devam edeceğini gördüm.
Gerçekten’de online alışveriş sitelerinin ilk çıktığı yıllarda kafamızda onlarca soru işareti vardı. Güvenlik, hizmet, kargo gibi konulardaki soru işaretlerinin, e-ticarete alışma dönemimizi uzattığını söyleyebiliriz sanırım. Peki şimdi durum ne? İnternet kullanıcılarının çok büyük bir bölümü alışverişlerini internet üzerinden yapabiliyor ve online alışverişin avantajlarını sonuna kadar kullanıyorlar.
Kendimden örnek vereyim. Mesai saatlerim çok düzenli olmamakla birlikte genellikle 7.30 – 17.00 arası diyebilirim. İş yoğunluğu olduğunda hafta sonları da çalıştığımı belirteyim. İşin dışında ilgilenmem gereken bir eşim, ailem ve arkadaşlarım var. Tabi bir de Blog Hocam : ) Bunca yoğunluğun arasında ufak tefek market alışverişleri dışında kişisel alışverişlere pek zaman ayıramıyorum. Bu durumda da imdadıma online alışveriş siteleri yetişiyor.
İnternet üzerinden alışveriş yapmanın sayısız avantajı var. Bunlardan başlıcaları:
Yazının devamında indirim kuponlarını kullanarak nasıl ucuza alışveriş yaptığımı anlatacağım. Aynı adımları takip ederek siz de ucuz alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz.
Öncelikle KuponDünya sitesine giderek yüzlerce mağaza ve siteye ait indirim kuponlarından birini seçmek. Örneğin ben kendime bir adet ayakkabı, eşime bir adet gömlek ve anneme bir adet kazacak alacağım. Ayakkabıyı Enmoda’dan, gömleği Lidyana’dan, kazağı da DeFacto’dan almak istediğim için KuponDünyası’nda Enmoda indirim kodu, DeFacto indirim kuponları ve Lidyana indirim kuponları bölümüne giriyorum.
Resimde gördüğünüz gibi Enmoda indirim kuponları sayfasına girdiğinizde aktif indirim kuponlarının listesini görürsünüz. Ben %20 indirim sağlayan kuponu kullanmak ve istiyorum ilgili butona basarak indirim kodunu kopyalıyorum.
Daha sonra DeFacto’ya giderek almak istediğim ayakkabıyı ve numarasını seçtikten sonra satın alma sayfasına geçiyorum.
Burada siparişimin detayları ve bunun hemen altında indirim kodu için ayrılmış bir kutu görürsünüz. Bu kutuya KuponDünyası’ndan aldığım kodu girdikten sonra uygula butonuna basıyorum. Sonuçta 229 TL tutarındaki ayakkabıya %20 (45.80TL) indirim uygulanıyor ve alışverişi 183.20 TL’ye yapabiliyorum.
Gördüğünüz gibi indirim kuponları sayesinde ekstra hiçbir şey yapmadan ucuza alışveriş yapabiliyoruz. Siz de ucuz alışveriş yapmak istiyorsunuz KuponDünya Mağazaları’nı ziyaret edin ve alışveriş yapacağınız sitenin ismine tıklayarak indirim kuponunu ücretsiz alın.
Blog dünyasında en sık karşılaştığınız blog türleri internet ve teknoloji konulu bloglar olsa gerek. Ancak bunların çok azı kendi içeriğini kendisi üreterek başarıyı yakalayabiliyor.
Mesleği makina mühendisliği olan ve başarılı arayüz tasarımlarıyla tanınan Ahmet Orhan’ın blogu olan AOrhan.com 2009 yılında yayın haytına başlamış ve o günden beri güncelliğini koruyarak yayın hayatına devam etmeyi başarmış ender teknoloji bloglarından.
Teması ve tasarımyla pek çok bloga ilham vermiş olan AOhan.com, internet ve teknoloji gündemini okuyucularına aktarmanın dışında Wordpress, oyun ve mobil gibi konulardaki zengin içeriğiyle geniş kitlelere ulaşmayı başarmış bir teknoloji blogu.
Teknoloji ve Wordpress konulu yazıların ağırlıkta olduğu kişisel bir blog olarak yayın hayatına başlayan AOrhan.com, zamanla kategori ve yazar sayısını arttırarak kişisel blog olmaktan çıktı ve bir internet topluluğuna dönüştü. Bu başarısı çeşitli firmalar tarafından da fark edildi ve onlarca firma AOrhan.com’a sponsor oldu, olmaya da devam ediyor.
Peki internette binlerce teknoloji ve internet konulu blog olmasına rağmen, AOrhan.com’u bu kadar popüler yapan faktör neydi diye soracak olursanız şöyle açıklayabilirim: AOrhan.com diğer sıradan teknoloji blogları gibi belli kaynaklardan aldığı haberleri yayınlamıyordu, internet ve teknoloji gündemine ait gelişmleri kendi yorumunu katarak okuyucuylarıyla paylaşıyordu. Bu da doğal olarak fark yaratıyordu.
Teknoloji ve internet gündemine dair faydalı ve güncel yazılar okumak isteyenlere AOrhan.com’u tavsiye ediyorum.
İnternet artık hayatımızın tüm noktasına girmiş bulunmaktadır. Sanal ortamda alışveriş birçoğumuz için vazgeçilmez bir tutkudur. Birçok insan zamanının birçoğunu sanal ortamda geçirmektedir.
Sanal ortamda alışveriş yaparken gerçekten çok dikkat etmemiz gerekir. Çünkü birçok güvenilir site olduğu kadar bir o kadar da dolandırıcı sitelerde mevcuttur. Alışveriş yaparken sitenin kalitesine her zaman içi dikkat etmemiz gerekmektedir. Çünkü sonuç olarak biz buradan ürün alacağız ve bunun karşılığı olarak para ödeyeceğiz.
Sanal ortamdaki alışverişler ve bu alışverişlerdeki ödeme metotları hakkında her gün yüzlerce konu açılmaktadır. Amerikan şirketi olan Smart Voucher, bu tarz şikayetleri göz önünde bulundurarak ödeme sistemleri hakkında yeni bir soluk yaratmak istemiş ve ukash kartı piyasaya sürmüştür.
Öyle ki alışverişlerimizde bizlerden bir çok kişisel bilgiler istenilmektedir. Ukash kart bu tarz durumlarla karşı karşıya gelmemiz için tasarlanmış kullanımı son derece kolay ve basit olan 19 haneden oluşan elektronik bir pindir. Ukash logosunu gördüğümüz tüm sitelerde rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Blog Hocam, okuyucularına tablet hediye ediyor! Ukash kartın adresi KartTR sponsorluğunda düzenlenen çekilişle 3 kişiyi birbirinden güzel ödüller bekliyor. İsteyen her bloggerın katılabileceği bu çekiliş sonunda birinciye tablet bilgisayar, ikinciye MP3 çalar, üçüncüye ise kitap seti verilecek. Çekiliş sayfasına gitmak için buraya tıklamanız yeterli.
KartTR.com sponsorluğunda düzenlenen çekilişle 3 kişiye hediyemiz var. Katılım için: http://bloghocam.blogspot.com/cekilis #çekiliş
İnternet üzerinden alışveriş Türkiye’de gün geçtikçe büyüyen bir pazar. Eminim çoğunuz benim gibi online alışveriş yapıyorsunuzdur. İlk zamanlarda cesaret edemediğim ve uzak durduğum online alışverişin rahatlığını ve pratikliğini gördükten sonra elektronikten giyime, ev aksesuarlarından ofis ihtiyaçlarıma çoğu ürünü internet üzerinden almaya başladım.
Yazının başında belirttiğim gibi internet üzerinden alışveriş ülkemizde hızla gelişen bir pazar. Bu durum büyük bir rekabeti de beraberinde getiriyor. Firmalar, yeni müşteriler kazanmak için farklı promosyon teknikleri deniyorlar. Tüketici tarafında olduğumuz için bu durum bizim oldukça işimize yarıyor.
Firmaların sık kullandığı promosyon yöntemlerinden biri de indirim kodu uygulaması. İndirim kodları sayesinde internet üzerinden yaptığımız alışverişleri daha ucuza getirebiliyoruz. Peki bu promosyon kodlarını nereden ve nasıl temin edebiliriz?
Türkiye’de henüz yeni bir firma olan ve birçok online mağazanın resmi paylaşım merkezi olan indirimkodlarim.com bu işi bizim yerimize yapıyor. Yüzlerce marka ve mağazada alışveriş yaparken kullanabileceğiniz kupon kodlarını bir araya getiriyor. Üstelik ücretsiz!
Örneğin Electro World’den 150 TL’lik teknoloji alışverişi mi yaptınız? Giriyorsunuz Electro World kupon kodları bölümüne, ücretsiz 50 TL’lik kuponu kullanıyorsunuz ve sadece 100 TL ödüyorsunuz. Ya da D&R’dan bir kitap veya DVD almak istediniz. Giriyorsunuz D&R indirim kodları bölümüne, ücretsiz kargo kuponunu kullanıyorsunuz ve kargo ücreti ödemeden ürünleri satın alabiliyorsunuz. Harika değil mi?
Bunlar gibi pek çok özel indirim, fırsat ve hediye için indirimkodlarim.com sitesini incelemenizi öneririm. Unutmayın “Ucuza Almak Akıl İşidir!”
